ÇİZGİDE YAŞAMAK


ÇİZGİDE YAŞAMAK


Her şey değişir. Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. 

                                                                                              Herakleitos

Böyle söylemiş günümüzden 2500 yıl önce yaşamış olan Efesli filozof…

Ne kadar klişe gibi görünse de her zaman hayatımızın bir parçası olan bu söz, aynı zamanda  değişmeyen kuralıdır.

Değişim, beraberinde gelişimi getirir. Gelişim, sürece bağlı olarak sancılı geçer. Bazen kısa olabilen gelişim süreci bazen on yılları alabilir. 

Değişiyoruz…

Hele şu an bir kuşak var ki onlar hem gaz lambasında eğitimi hem de online eğitim sistemini görmüşler…

Televizyonun evlerine ilk geldiği günlerin çocukluk sevincini dün gibi hatırlayan bu kuşağın bir üyesi olarak bu durumu büyük bir zenginlik olarak görüyorum.  O zamanlar 4 yaşlarında filan olmalıyım. Her gece başımı yastığa koyduğumda televizyondaki sunucunun nerede uyuduğunu, o küçük kutunun içine nasıl sığdığını hayal ederek uykuya dalardım.

O zamanlar bana böyle bir kutuya söylediğim bir cümlenin dünyadaki tüm insanlar ve hatta evrenin herhangi bir noktasına ulaşabileceğini söyleseler herhalde inanılmaz gelirdi, masal gibi dinlerdim.

1873 yılında bir İrlandalı telgrafçı olan Andrew May’in, ışık dalgalarının elektrik akımına çevrilebildiğini ve Selenyum adlı maddenin elektrik akımına dirençli olduğunu keşfetmesi ile televizyonun icadının nüveleri atılacak, daha sonra yapılacak olan gelişmelerle televizyon günlük hayatımızın bir parçası olacaktı. 

Hayal gücü…

Peki bu talevizyon ile konuşmak neden mümkün olmasın?

Mümkün olacaktı ve tabii yine hayal etmekle…

Bizler, geçmişten geleceğe bir köprü olmuş olan bir kuşak isek internete doğmuş bir kuşağın hangi gelişmelerin basamaklarını çıkacaklarını hayal etmek şu an zor.


Yeni kuşak internetin içinde doğdu. İnsanlığın geçirdiği evrime şahit olmak büyük bir zenginlik, öte yandan gelecekte kendilerini nasıl görecekleri ve nasıl bir geleceği kuracakları ise tamamen onların hayal gücüne bağlı ve gelinebilecek nokta ise yine insanlığın yapacağı seçimlerin getireceği değişime bağlı.

İnternet…

Online…

Aslında internet anlamına gelen bu söz ayrı yazıldığında ‘’açık hat’’ anlamına gelmektedir. Evlerimize kadar gelen fiber optik kablolar ile dünyaya bağlanıyoruz. 

Şu an insanlık olarak gidebileceğimiz noktayı bilemesek de hayal ettiğimiz her şey mümkün…

Online bir yaşantı insanlığı doğadan koparıyor mu?

‘’Çimlere basmayınız’’ tabelasının yanında yapılan beton yolun hemen ilerisinde yürümekten aşınmış çimleri ya da kapanan dere yataklarından akamayan sel sularının kendisine yaptığı yolları gördüğümde, kısacası yaptırımlar halinde gelen ve uyulması mümkün olmayan kurallar söz konusu olduğunda bir büyüğümün böyle durumlar için söylediği bir cümle gelir aklıma:

‘’Doğa her zaman kendi yolunu inşa eder’’

Yaşam kodlarımız durmaya değil akmaya, hareket etmeye odaklıdır. 

Beraberinde gelişimi de getirdiği için sürece bağlı olarak sancılı da olur. 

Edebiyat tarihimizin usta isimlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar çok güzel bir ironi yaparak şöyle söylemiştir:

  ‘’Hiç kimse değişime karşı değildir. Yeter ki ucu kendine dokunmasın’’

Sanırım imkansızı istemek böyle olsa gerek…

Online benim bakış açımla çizginin üzerinde anlamı da taşıyor. Şu an çizginin üzerindeki hayatı deneyimleyen insanoğlunun yolculuğu devam ediyor yaşam kodlarımızın ışığında…

Sevgi ve Saygılarımla

simbercana@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
09Şub

Bu işte bir kehanet var

02Şub

Unutmak istesem bile

26Oca
12Oca
05Oca

Sağlık olsun ama nasıl olsun