YOGA VE KÖK ÇAKRA


Geçen hafta yoga ve çakralarımızla ilgili yazı dizime giriş yapmıştım. Çakra, Sanskritçe’de tekerlek anlamına gelir demiştik , ateş çarkı da denir. Bedenimizin içerisinde çakralar olarak bilinen yedi temel enerji merkezi hormonal salgı bezlerinin ve büyük sinir ağlarının üzerinde ya da çok yakınında olup belirli noktalarda omurgayla kesişirler. Bu hafta birinci ve en önemli çakramız olan KÖK ÇAKRA’mızı inceleyelim…

Aurik beden çakralarının 3 ana işlevi vardır:

* Her aurik katmanı, dolayısıyla fiziksel bedeni canlandırmak, * Ben şuurunun farklı unsurlarının gelişmesini sağlamak(her çakra belirli bir psikolojik işlev ile ilişkilidir), * Enerjiyi aurik düzeyler arasında iletmek. Her katman fiziksel bedenin aynı bölgesinde yerleşmiş 7 ana çakranın özelliklerine sahiptir.

Yapmış olduğumuz bütün yoga asanaları ve nefes egzersizleri çakralarımızı aktive eder.Bazı sistemler çakra konsatrasyonlu çalışmalar yaptırmaktadır.Bu tip bir çalışma kişinin kendi tercihine kalmıştır.Ama sonuç olarak yapılan her egzersiz ne nefes tekniği zaten sistemi olduğu gibi harekete geçirir ve uyarır.

1. ÇAKRA (Kök çakra) MULADHARA

İnsanlardaki kabullenme yeteneğini denetler. Fiziksel enerji miktarı ve fiziksel gerçeklikte yaşamak içingerekli irade ile ilgilidir.

RENK : Kırmızı

YETENEK : Kabullenme

ÇAKRA ALGILAMASI : Dokunma, hareket ve varlık, kinestetik,

BİLGİNİN YAPISI : Bedeninizdeki kinestetik his: denge, titreşim, tüylerin diken diken olması,

enerji akışı, fiziksel acı ya da zevk alma hisleri.

MEDİTASYON PRATİĞİ : Yürüme, meditasyon, dokunma, derin gevşeme

GÖLGE DUYGU(LAR) : Kızma, gücenme, sertlik, psiko ruhsal özlemler,maddi,bedensel istek ve

özlemler.

ELEMENT : Yer ( toprak )

YERİ : Boşaltım organlarının bulunduğu apış arasında, omurganın en altında,

bağırsakların ve anüsün birleştiği güç merkezinde bulunur. Alışkanlıkların, yaşamımızı sürdürmek için otomatik davranış ve derin içgüdüsel, kalıplaşmış hareketlerimizin vatanıdır. Burası zekamızı, konumumuzu ya da yaşımızı hiç önemsemeden hepimizde derinlemesine yer etmiş olan bilinçsiz merkezimizdir.

Yaşam iradesi ile bütünleşen bu fiziksel yeterlilik hali, kişiye güç ve canlılık ‘’mevcudiyeti’’ sağlar. Bu kapalı veya bloke edildiğinde fiziksel canlılığı sağlayan şeyler de engellenmiş olur ve kişi fiziksel dünyada var olma isteğini yitirir. Fiziksek aktiviteden kaçar, enerjisi düşüktür ve kendini ’’hasta’’ hisseder.

Gerçekten kabul etmek için, kendi insan doğamızla barış yapmamız gerekir. Eğer kendimizi kendi bedenimizde desteklenmiş, kök salmış ve rahat hissetmezsek, bu çakranın gölge duygusu olan kızgınlıkla dolarız.

Acı ve öfke ile dolu olan insanlar acınacak haldedirler, fakat yine de kendi zavallılıklarına sıkı sıkıya bağlı kalırlar, çünkü en azından bu duygu onlar için tanıdıktır.

Birinci çakranın enerjisi uyarılıp bedene dağıtıldığında kendimizi yenilenmiş hissedersiniz. Sonra yer elementi, yani bedeninizin boğa gibi güçlü, cesur yanı canlanır. Buna ihtiyaç duyduğunuzda tek yapmanız gereken zihinsel olarak bu bölgeyi sıkmaktır. Sonra kendi zirvenize çıkarsınız. Çakranız size bu konuda yardımcı olur.

Yere kök saldığımızda, önemli bir duygusal iş olan kabullenme kapasitemiz daha fazla olur. Kabulleniş, yargılamanın tersidir. Kabullenme zarafet dolu ve saf bir lütuf gösterme hareketidir.

Kabullenici olmak için önce taklit edin ve sonra gerçekten yapmaya başlarsınız. Harekete geçin, duygu ve iyileşme bunu izleyecektir. Eğer birisini kabul etmek için mükemmel zamanı beklersek bu zaman hiç gelmez. Eğer birinin davranışlarının bizi artık sıkmayacağı anı beklersek hiçbir kabulleniş olmaz.

Korku ve güvensizlik duymadığımız zaman kabullenme kapasitemiz artar.

Pek çok insan, kabullenmenin bize büyük yararlar sağladığında fikir birliği etse de, sürekli olarak gücenme ve yargılama içinde yaşamayı seçtiğimizde ödenmesi gereken bedensel bir bedel olduğunu anlamamaktadırlar. Yargılamak ve aklımızı bu yargıya takmak bedenimizde oluşan hastalıklar şeklinde kendini gösterir.

Eğer kendinizi kabul eder ve kendinizi eleştirmemeyi öğrenirseniz bedensel, zihinsel ve ruhsal anlamda gerçek sağlığa ulaşırsınız.

Sindirim ve boşaltımla ilgili sorunlar, pek çok insanın kendini tam anlamıyla sağlıklı hissetmesine engel olan çeşitli endişelerden kaynaklanan nedenlerdir. Düzenli bedensel çalışma, yoga ve meditasyon yaparak olumlu bir zihinsel tutum geliştirerek, bol meyve ve sebze yiyerek kişi sağlığına kavuşabilir. Yedikleriniz 18 saat içinde boşaltılmazlarsa bedeniniz zehirlenir.

Empati duymak sempati anlamına gelmez. Sempati ‘’senin gibi hissediyorum’’ derken empati ‘’nasıl hissettiğini biliyorum’’ der. Empatinin en iyi yanı sağlıklı bir ayrılığa olanak tanımasıdır. ’’Senin acını hissetmeye ihtiyacım yok, sadece benim de senin gibi acı çektiğimi hatırlatmaya ihtiyacım var’’ der. Empati hepimizin ayrı fakat aynı zamanda birbiriyle bağlantılı olduğumuzu anlamamızla ilgilidir.

Kendinizi sevin, hayatınızı sevin ve geçmişi bırakın. Geçmişin acıları size sadece acı verir. Kendinize zarar vermek zorunda değilsiniz.

 

BİRİNCİ ŞAKRA İÇİN ŞİFA YÖNTEMLERİ :Vucutla tekrar bağlantı kurmak,fiziksel aktiviteler yapılması(yoga ,aerobik,yürüyüş vs.) ,Bio enerjil topraklanma,Masaj,Nefes teknikleri…..(pranayama çalışmaları)

 

Her zaman söylediğim gibi şifada olun, kabulde olun ve sevgiyle kalın…

dost.gazetesi@windowslive.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16May
10May
03May

ORUÇ VE YARARLARI

25Nis

ELEKTROMANYETİK KİRLİLİK

19Nis

ELEKTROMANYETİK KİRLİLİK