BİRBİRİMİZE RAHATÇA SELAM VEREBİLİYOR MUYUZ - Simber Cana Özdilek

BİRBİRİMİZE RAHATÇA SELAM VEREBİLİYOR MUYUZ



Güneşli bir gün ve yürüyüş için kaçırılmayacak bir fırsat olarak göründü ve durum böyle iken evde oturmak olmazdı. Ben de öyle yaptım. Özellikle yağmurlu bir haftanın hemen sonrasında havanın ve toprağın tarifi imkânsız iç ferahlatan rayihası ile güne başlamanın huzuru ile sahil bandına doğru yürüdüm. Bu arada merak edip araştırınca yağmur sonrası kokuya neden olan ve içinde bitkisel yağlardan minerallere kadar pek çok kimyasalı barındıran karışıma Petrikor(Petrichor) dendiğini öğrendim.         
Aldığım birkaç kilonun etkisi ile birkaç kilometreden sonra biraz ağırlık hissettim. Tabii her gün spor yapanların rahatlığı farklıydı. İçimden bir ses onlara yaklaşıp ‘’Bakmayın öyle pes ettiğime eskiden bir atlettim’’ demek geçti ve sadece içimden söylemekle yetindim. Hava güzel, deniz güzel ve bu güzelliğin keyfini çıkaran insanlar güzel diye de düşündüm. Bu arada insanların giderek ne kadar birbirinden uzaklaştığını, daha çok birbirinden ayrı olduklarını kendi içlerinde var olmaya başladıklarını belki de bu şekilde kendilerini daha çok güvende hissedebilecekleri nedeniyle böyle davrandıklarını da düşündüm. Spor yapan insanları tenzih ediyorum çünkü koşan veya spor için yürüyen bir insanı durdurup hal hatır zaten soramazsınız. Tabii ki yaşadığımız pandemik dönemin katkıları çok büyük giderek uzaklaşmamızda.
Ama bir çay içmek için çıkmışsınız ve pek de amaçsız gezerken rastladığınız ve göz göze geldiğiniz bir başka insana başınızla selam vermenin kimseye bir zararı olmamalı ya da farklı fikirler uyandırmamalı.
Eskiden de böyleydi zaten insanlar nedense birbiri ile selamlaşmaz diye aklımdan hep geçer ben de bir sokak kedisi ya da köpek bile görsem ‘’nasılsın bakalım bugün’’ tarzında başını okşamadan yanından geçmem genelde.
Sokağımdaki insanlara da selam veririm, karşılık beklemeden. Büyük alışveriş merkezlerinde bile kasiyerin, şarküterideki görevlinin hatırını sorar, ‘’Bugün nasılsın’’ diye gülümseyerek selamlaşırım. Mümkün olduğunca sadece alacaklarımı alıp çıkmam. Fırınımı veya devamlı alışveriş yaptığım yerleri saymıyorum. Çünkü onların isimlerini öğrenir ve günlerinin nasıl geçtiğini sorarım. 
Belki de bu nedenle aracımı park ettiğim dükkânın sahibi adımı hatırlamasa bile koşarak dükkanından çıkar ve’’buyrun bir çayımı için’’ diye samimi bir ikramda bulunmak ister. 
Sadece insan insana aynı topraklarda yaşıyor olmanın verdiği samimiyet ve güvenle insanlar birbirleri ile selamlaşıp bir günaydın veya iyi akşamlar diyebilmeli.
Arapça bir kelime olan ‘’Selam’’, emniyet, huzur, rahatlık ve kurtuluş manaları taşır.
Peygamber Efendimiz’in hadisi şeriflerinden bir tanesinde şöyle buyurulur: Tatlı dilli olmak, selamlaşmak ve yemek yedirmek cennete götürür.” (Hakim)
Sadece Müslümanlıkta veya diğer dinlerde değil insanlığın ve varoluşun dilinde vardır birbiri ile tanışık olup merhabalaşmak. Çünkü her ne kadar birbirimizden farklı görünsek de aynı DNA zinciri ile birbirimize bağlıyızdır. 
Günlerinizin huzur içinde geçeceği iyi bir hafta dilerim.
Sevgi ve Saygılarımla
 

simbercana@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
09Şub

Bu işte bir kehanet var

02Şub

Unutmak istesem bile

26Oca
12Oca
05Oca

Sağlık olsun ama nasıl olsun